The Egg Chair

İkonik tasarımlar serimize bugün Egg Chair ile devam ediyoruz.Tasarımın hikayesini anlatmadan önce, size kullanım alanlarından bahsetmek istiyorum. Konut, ofis, lobi, kütüphane, aynı zamanda sosyal-kültürel tesislerde de, bu şık ve zamansız tasarıma yer verebilirsiniz. Bir dinlenme alanı ya da okuma köşesi oluşturmak için ise ayak uzatma pufu ile kullanabilirsiniz.

Not: Bu yazı ilk kez https://archistory-perladarte.blogspot.com/2021/09/the-egg-chair.html adresinde yayınlanmıştır.

 

Egg Chair, 1960 yılında Kopenhag’da açılan Danimarka’nın ilk gökdeleni Radisson SAS Royal Hotel için tasarlandı. Otelin tamamı, bugün tasarımlarıyla dünyayı etkileyen Danimarkalı mimar ve tasarımcı Arne Jacobsen’e emanet edildi. Jacobsen’in amacı, modern bir mobilyanın yanı sıra, uluslararası yaşam biçimine de uygun bir sanat objesi tasarlamaktı. Bu amaçla üretilen Egg Chair, tasarımıyla öne çıkan SAS Royal Hotel’in lobisine, hemen uyum sağladı. Arne Jacobsen ‘yumurta’ ismini sadece sevimli gözüksün diye vermemişti. Zaten içine oturan herkes, oturanı sararak bir yumurtadaymış hissi veren bu koltuğu ilk dakikada benimsiyordu.

Egg Chair, kalabalığın dışında kalmaktan korkmayanlar için olduğu kadar kendilerine yumurtadan bir dünya yaratmak isteyen gruplar için de çok davetkar bir ortam sağladı. Hem biçimin hem de detayların ustası olan Jacobsen’i sadece, en iyi malzeme ve işçilik tatmin ediyordu. 50 yıldır bu prensiple çalışan Fritz Hansen firması da, bugünün stil ikonunu üretmek için başvurulacak en doğru adrestir. Kopenhag’daki açılışın ardından, firmanın binlerce sipariş almasının üzerine, tüm dünyadan tasarımcılar Egg Chair’i kendilerine göre yorumlamaya başladı. Teknolojik gelişmelerin etkisiyle, önce içine hoparlörler yerleştirildi, sonra şekli yuvarlatılıp uzatılarak retro tasarım düşkünleri tarafından ikonlaştırıldı.

Today, we continue our iconic designs series with the Egg Chair. Before telling the story of the design, I would like to tell you about the usage areas. You can include this stylish and timeless design in residence, office, lobby, library, as well as in social-cultural facilities. You can use it with an ottoman to create a resting area or reading corner.

The Egg Chair was designed for the Radisson SAS Royal Hotel, Denmark’s first skyscraper, opened in Copenhagen in 1960. The entire hotel was entrusted to the Danish architect and designer Arne Jacobsen, whose designs have influenced the world today. Jacobsen’s aim was to design an art object suitable for the international way of life, as well as modern furniture. Egg Chair, produced for this purpose, immediately adapted to the lobby of SAS Royal Hotel, which stands out with its design. Arne Jacobsen didn’t name ‘egg’ just to make it look cute. Everybody sitting inside adopted this chair, which felt like an egg by wrapping the seater in the first minute.

The Egg Chair provided a very welcoming environment for those who weren’t afraid to stay out of the crowd, as well as for groups that wanted to create an egg world for themselves. Only the finest materials and craftsmanship satisfied Jacobsen, a master of both form and details. Fritz Hansen company, which has been working with this principle for 50 years, was the right address to apply to produce today’s style icon. After the opening in Copenhagen, after the firm received thousands of orders, designers from all over the world began to interpret the Egg Chair for themselves. With the effect of technological developments, speakers were placed in it first, then its shape was rounded and elongated, making it iconized by retro design enthusiasts.

İnci Şelale KIROĞLU
İç Mimar ve Çevre Tasarımcısı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Fill out this field
Fill out this field
Lütfen geçerli bir e-posta adresi girin.
You need to agree with the terms to proceed

Menü